Sürdürülebilirlik odaklı finansal araçlar, geleneksel piyasalardan pay çalmaya devam ediyor. Yeşil tahviller ve karbon kredisine dayalı finansman modelleri, şirketlerin düşük karbonlu ekonomiye geçişlerini finanse etmek için kullandıkları birincil araçlar haline geldi.
Bankaların ve uluslararası fonların, "yeşil kriterleri" karşılamayan projelere finansman sağlamaktan kaçındığı bir ekosistemde, karbon yönetimi şirketler için bir finansal sürdürülebilirlik unsuru haline gelmiş durumda.
Bu piyasa bülteninde, yeşil tahvillerin ihraç miktarlarındaki artışı, yatırımcı iştahını ve bu fonların hangi tür karbon projelerine aktarıldığını inceliyoruz. Ayrıca, karbon kredilerinin birer finansal varlık olarak bilanço yönetiminde nasıl kullanılabileceği ve vergilendirme süreçlerindeki güncel düzenlemeler hakkında kritik bilgiler sunuyoruz.