2026 yılı itibarıyla gönüllü karbon piyasaları (VCM), tarihindeki en büyük dönüşüm süreçlerinden birini yaşıyor. Küresel ısınma ile mücadelede şeffaflığın artırılması amacıyla geliştirilen yeni standartlar, projelerin metodolojilerinden raporlama tekniklerine kadar birçok alanda köklü değişiklikler getiriyor. Artık sadece emisyon azaltımı yeterli görülmüyor; projelerin yerel topluluklara sağladığı sosyal fayda ve biyoçeşitlilik üzerindeki olumlu etkileri de zorunlu birer kriter haline geldi.
Özellikle yüksek kaliteli karbon kredilerine olan talebin artması, projelerin "Integrity Council for the Voluntary Carbon Market" (ICVCM) tarafından belirlenen ilkelere uyumunu kritik bir noktaya taşıdı. Türkiye’deki proje geliştiriciler için bu durum, mevcut projelerin revize edilmesi ve yeni projelerin en baştan bu global standartlara göre kurgulanması anlamına geliyor. Bu makalede, yeni yayınlanan CCP (Core Carbon Principles) etiketinin piyasa değerini nasıl %30 oranında artırdığını ve yerel firmaların bu sürece nasıl adapte olabileceğini detaylandırıyoruz.